Hz. Âişe’nin lakabı nedir ?

Hz. Âişe’nin Lakabı: “Âişe-i Sıddîka” ve Bir Hatıra

Geçen gün, Kayseri’nin o sessiz akşamlarından birinde, bir kahve içip pencereden dışarı bakarken, birden aklıma Hz. Âişe geldi. Hem de öyle bir geldi ki, sanki bir film sahnesi gibi… O an içimdeki duygular karma karışık oldu; hayal kırıklığı, umut ve biraz da içimde kalmış bir kırgınlık… Ama hemen fark ettim ki, bu sadece bir başlangıç. Çünkü bu düşünceler, aslında ne kadar derin bir anlam taşıyor.

Her şey, birkaç gün önce bir arkadaşımın Hz. Âişe’nin lakabını sormasıyla başladı. Benim o anki cevabım, aslında sormak istediğimi fark etmediğim bir sorunun işaretiydi: “Hz. Âişe’nin lakabı nedir?” diye sorduğunda, “Âişe-i Sıddîka” dedim. Bunu söylediğimde, içimde bir şeyler kıpırdadı. O lakabın ne kadar derin olduğunu düşündüm ve sonra hemen içimden bir ses duydu: “Ama, belki de bu lakabın anlamını çok fazla düşünmüyorsundur.”

Anlatılmamış Hikayeler

Kayseri’de, bilirsiniz, sokaklar arasında yürürken, birden aklınıza gelen her şey aniden bir yerlere akar, hayatla bir bağ kurmaya çalışırsınız. O an da, bu küçük hikâyeyi anlatmak istedim. Ama ilk önce, Hz. Âişe’nin nasıl biri olduğuna dair biraz daha fazla şey düşündüm. Özellikle lakabının ardındaki anlamı.

Hz. Âişe, İslam dünyasında çok önemli bir figürdür, ama benim için o, yalnızca bir İslam bilgini veya güçlü bir kadın figürü değil. O, yıllar boyunca yaşadığı zorluklarla, her zaman dik durarak karşımıza çıkan bir isim. Âişe-i Sıddîka… Dürüstlüğüyle, doğruluğuyla tanınan bir kadın. Bu lakap, aslında sadece bir unvan değil; bir yaşam biçimi, bir varoluş şekli. Ve ben, bu kelimenin ardında duran anlamı o kadar derin hissettim ki, içimdeki kırgınlık ve hayal kırıklığından başka bir şey kaldı.

Heyecan ve Kırgınlık Arasında

Kayseri’de, kış akşamlarının en soğuk anlarında otururken, bazen hayal kırıklığı beni yakalar. O an, her şeyin bir anlamı olmalı, değil mi? Ya da belki de her şeyin daha kolay olmasını isterim. Ama Hz. Âişe’nin hayatına baktığımda, o kadar çok şey görüyorum ki. Hepimiz bazen, haksız yere önyargılarla yargılanırız, ya da yaşadığımız olaylar bize haksızlık yapar. Belki de işte o yüzden, Hz. Âişe’nin lakabı beni bu kadar etkiledi.

Bir gün, bir arkadaşım, “Neden Hz. Âişe’nin hayatına bu kadar odaklanıyorsun?” diye sordu. Bilmiyorum, ama cevabım netti: “Çünkü onun hayatındaki zorluklara karşı gösterdiği sabır, bana çok şey öğretiyor. Hem de her gün. O sadece bir kadındı, ama onun içindeki güç, bir dünya kadınına ilham veriyor.”

İçimden bir şeyler sarstı, çünkü gerçek şu ki, bazen sabır gösterdiğimizde, kimse bizim bu gücümüzü anlamaz. İnsanlar sadece sonuçları görür, ama her hikayenin içinde gizli bir mücadele vardır. Hz. Âişe’nin hayatında da, belki benim en çok içselleştirdiğim şey bu oldu: Sabır, doğruluk, ve her şeye rağmen dimdik durabilmek.

Bütün Olaylar Birleşiyor

Bir gün, Kayseri’nin o kalabalık caddelerinde yürürken, bir kadın önümden geçti. Yavaşça adımlarını atıyordu, ama ben onu izlerken düşündüm: “Bütün o ağır yükleri sırtlayarak nasıl dimdik duruyor?” O anda fark ettim ki, Hz. Âişe’nin lakabı, bir kadının güçlü olabileceğini, her türlü zorluğa karşı direnebileceğini gösteriyor. Ama aynı zamanda, bir kadının içindeki narinliği, inceliği de simgeliyor. Belki de “Sıddîka” sıfatı, sadece doğruluktan değil, aynı zamanda bir kadının içindeki zarafetten de bahsediyor.

Bir gün, en yakın arkadaşımla bu konu üzerine uzun uzun sohbet ettik. Onunla daha önce hiç bu kadar derin bir konuya girmemiştik. Ama sohbet ilerledikçe, ikimizin de içinde biriken duyguların biraz daha açığa çıktığını fark ettik. Hz. Âişe’nin hayatındaki sabır ve azim, bizlere ne kadar da öğretici bir mesaj veriyordu.

Arkadaşım: “Senin bu kadar etkilenmeni anlayabiliyorum. Ama bir şey fark ettim, aslında biz de her gün kendi küçük zaferlerimizi kazanıyoruz. Önemli olan, o zaferlerin farkında olmak.”

İçimden bir an rahatladım, çünkü doğru söylüyordu. Hayatta küçük küçük kazandığımız zaferler, belki de çok büyük anlamlar taşıyor. Ve belki de her sabah içimdeki gücü bulmam gerektiği için, Hz. Âişe’nin lakabını hatırlamak önemliydi.

Sonuç: Sıddîka Olmak

Gecenin sonuna doğru, pencerenin kenarına oturup dışarıya baktım. Kayseri’nin soğuk havası, tüm şehri sarhoş etmiş gibiydi, ama ben o an, bir kadının gücünden ve azminden daha fazlasını düşündüm. Hz. Âişe’nin hayatına ve ona verilen lakaba bakarken, belki de biz de bu kadar güçlü olabiliriz. Her gün, en zor anlarımızda, sabır göstererek ve doğruluktan sapmadan dimdik durarak. Ve belki de Hz. Âişe’nin lakabının anlamı, sadece bir isim değil; aynı zamanda bize bir yaşam dersi sunuyordur.

Comments

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir