Bircan adı ne demek? Bir şehir, bir isim ve içimde kalan hikâye
İlgili Yazımız: Kazakça adai ne demek ?
Hoş geldiniz! Seryemek olarak bu yazımızda “Bircan adı ne demek” hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıyoruz.
Kayseri’nin sabahı soğuk olur. İnsan bunu saatlere bakarak değil, nefesinin havada nasıl buğulaştığını izleyerek anlar. Ben de çoğu sabah olduğu gibi pencereyi açıp şehre baktım. Uzakta Erciyes’in silueti, biraz ağır biraz sessiz duruyordu. O an aklıma yine aynı şey geldi: “Bircan adı ne demek?”
Bunu ilk kez düşünmüyorum. Ama her seferinde farklı bir yere götürüyor beni. Sanki bir isim değil de içimde kapanmamış bir kapı gibi.
Günlük defterimi açtım. Sayfalar arasında eski notlar, yarım kalmış cümleler ve silinmiş kelimeler vardı. Bir sayfanın köşesine sadece şunu yazmışım: “Bircan gittiğinde şehir eksildi.”
Ne kadar dramatik görünüyor şimdi bile. Ama o gün hissettiğim tam olarak buydu.
Bircan adı ne demek? Bir ismin içimde açtığı boşluk
Bircan adı ne demek diye ilk kez onunla tanıştığım gün sormuştum kendime. O soruyu yüksek sesle sormadım ama zihnimde yankılandı. “Bircan”… İki kelime gibi ama tek bir nefes gibi söyleniyor.
O zamanlar 25 yaşımdaydım ve hayatı çözmüş gibi davranmayı bırakalı çok olmamıştı. Aslında hiçbir şeyi çözmemiştim. Sadece daha az konuşuyor, daha çok düşünüyor ve her şeyi defterlere döküyordum.
Bircan’la bir kütüphanede tanışmıştık. Kayseri’de soğuk bir mart günüydü. Dışarıda rüzgâr sertti ama içerisi sessizliğin en yumuşak haliydi. O, rafların arasında bir kitap arıyordu. Ben ise aslında hiçbir şey aramıyordum ama yine de oradaydım.
Göz göze geldiğimizde garip bir şey oldu. Sanki uzun zamandır tanıdığım biriyle karşılaşmış gibi hissettim. Bu his beni hem heyecanlandırdı hem de rahatsız etti. Çünkü alışık olduğum bir duygu değildi.
Sonra konuşmaya başladık. Çok basit şeyler. Hangi kitap, hangi bölüm, hangi yazar… Ama onun sesinde bir şey vardı; insanın içine dokunan ama açıklaması zor bir şey.
O gün eve döndüğümde defterime sadece şunu yazmışım: “Bircan adı ne demek? Neden bu kadar tanıdık geliyor?”
Bircan adı ne demek? Kelimelerin içinde saklı anlam
Sonradan öğrendim ya da en azından anlamaya çalıştım. Bircan adı ne demek diye araştırmak değil mesele, hissetmek gerekiyormuş.
“Bircan” kelimesi, “bir” ve “can” birleşiminden oluşuyor gibi düşünülür. Tek bir can, tek bir ruh, tek bir bütünlük hissi… Ama bu açıklama bile eksik kalıyor. Çünkü bazı isimler sadece anlamıyla değil, taşıdığı duyguyla var olur.
Bircan benim için hep tek bir insan olmadı. Daha çok bir dönemin adı oldu. İçimde yaşadığım bir kırılmanın, bir umut anının ve sonra gelen sessizliğin adı.
Kayseri’de bir kış: başlangıcın en sessiz hali
Bircan’la daha çok yürüyerek konuşurduk. Kayseri’nin eski sokaklarında, taş binaların arasında, bazen hiçbir yere varmayan yollar seçerdik.
Bir gün Hunat çevresinde yürürken bana hayatından bahsetmişti. Çok detay vermedi ama gerek de yoktu. İnsan bazı şeyleri kelimelerle değil, duruşla anlatır.
Ben ise o dönem kendimi sürekli bir şeylere yetişmeye çalışan biri gibi hissediyordum. İş, gelecek kaygısı, “doğru yolda mıyım?” sorusu… Hepsi kafamın içinde aynı anda dönüyordu.
Bircan bana bir gün şunu sordu:
“Sen hiç durup sadece olduğun yerde kalmayı denedin mi?”
O soruya cevap veremedim.
O gece eve döndüğümde içimde garip bir huzursuzluk vardı. Defterime uzun uzun yazdım ama hiçbir cümle tamamlanmadı. Sadece şunu yazdığımı hatırlıyorum:
“Bircan adı ne demek bilmiyorum ama bana bir şeyi durduruyor gibi geliyor.”
Hayal kırıklığı: bazen en sessiz anda gelir
Her şey kötü bir anda bitmedi. Aslında hiçbir şey dramatik bir şekilde sona ermedi. Bu yüzden daha çok acıttı.
Bircan bir gün şehirden gideceğini söyledi. Çok net, çok sakin bir şekilde.
O an içimde bir şey kırıldı ama ses çıkarmadı. Hayal kırıklığı bazen bağırmaz. Sadece içine çöker.
“Gidecek misin?” diye sordum.
“Evet,” dedi. “Bazen gitmek de kalmak kadar gerekli.”
O cümleyi uzun süre anlayamadım. Hâlâ da tamamen anladığım söylenemez.
O gece yürüdüm. Kayseri’nin soğuk havası yüzümü keser gibi değildi, daha çok içimi açar gibiydi. Defterime hiçbir şey yazmadım. İlk kez kelimeler yetmedi.
Bircan adı ne demek? Gidişten sonra kalan şey
Bircan gittikten sonra şehir aynı kaldı ama benim içimdeki şehir değişti.
Sabahlar hâlâ sabah oldu, insanlar hâlâ işe gitti ama ben artık bazı şeyleri daha farklı görüyordum. Mesela bir bankta oturan iki kişinin sessizliği bile artık bana farklı geliyordu.
Bircan adı ne demek diye tekrar sormaya başladım. Bu kez cevap aramak için değil, hatırlamak için.
Çünkü bazı isimler bir kişiyi değil, bir hissi temsil eder.
Benim için Bircan, umutla hayal kırıklığı arasındaki ince çizgiydi.
Umut: insanın kendine söylediği en zor şey
Bir süre sonra kendimi toparladım mı, emin değilim. Belki toparlanmak diye bir şey yoktur zaten. Belki sadece devam etmek vardır.
İşime gittim, arkadaşlarımla görüştüm, hayat normal akışına döndü. Ama bazı geceler hâlâ defter açıp aynı cümleyi yazıyordum:
“Bircan adı ne demek?”
Cevap değişiyordu. Bazen “gitmek”, bazen “kalmak”, bazen “susmak”.
Ama en çok şu oldu:
“Bircan adı ne demek? Kendini bulmaya çalışan iki insanın kısa kesişimi.”
Yıllar sonra aynı soru
Aradan zaman geçti. İnsan zaman geçince unutuyor sanır ama bazı şeyler unutulmuyor, sadece şekil değiştiriyor.
Bir gün yine Kayseri’de Erciyes’e bakarken aynı soruyu düşündüm. Ama bu kez içimde farklı bir ses vardı.
“Bircan adı ne demek?”
Artık bu soru acıtmıyordu. Daha çok anlamaya çalışan bir merak gibi duruyordu.
Belki de bazı insanlar hayatımıza kalmak için değil, bizi uyandırmak için giriyordu.
İçimde kalan son cümle
Defterimin son sayfasına şunu yazdım:
“Bircan adı ne demek bilmiyorum ama artık biliyorum ki bazı isimler cevap değil, yol gösterir.”
Ve belki de en önemlisi şu:
Bazı insanlar gitse bile, isimleri içimizde kalır. Ve o isimler, bizi biz yapan sessiz hikâyelere dönüşür.
Umarız “Bircan adı ne demek” hakkındaki bu rehber işinize yaramıştır. Seryemek ailesiyle kalmaya devam edin!
Bir yanıt yazın