Cehennem Nedir? Felsefe Bunu Biliyor Mu?
İzmir’de Bir Kafede, Felsefi Derinlikler
Düşünsenize, bir kafede oturuyorsunuz, önünüzde soğuk bir çay var, güneş hafifçe caddenin karşısındaki duvara vuruyor ve ben, tam olarak “Cehennem nedir felsefe?” diye düşünüyorum. Evet, yanlış duymadınız, Cehennem. Çayla birlikte düşüncelerim de kaynamaya başlıyor ve iç sesim devreye giriyor. “Acaba bu yazı bana yazdıran bir şeyler var mı, yoksa sadece bu kafede neden bu kadar derin düşünmeye başladım?” diye sorgularken birden kafamda beliren ilk soru şu oluyor: “Cehennem nedir, gerçekten?” Ve işte bu, içimdeki felsefi düşünürün uyanmasına sebep oluyor.
Ama tabii bu sorunun cevabını bulmak hiç de kolay değil. Hadi gelin, felsefi bir bakış açısıyla, Cehennem nedir? sorusunu biraz eğlenceli bir şekilde keşfe çıkalım.
Cehennem ve Kafede Sohbet: Biraz Espri, Biraz Düşünce
Bir arkadaşım var, adı Caner. Bizim grup, Cehennem nedir felsefe hakkında tartışırken o hemen söze girdi: “Abi bence cehennem, Çeşme’ye gidiş yolundaki o trafik. Hep böyle tıkanmış, sıcak, bunalım! Tıpkı cehennem gibi!” Gerçekten, Caner’in bu “gündelik yaşam” yorumu çok yerindeydi. Gerçekten de bazen cehennem, hayatın içindeki sıkıcı anlar, zor yolda ilerlerken kaybolduğunuz zamanlar değil mi? Ama derin felsefi bakış açılarından biri de burada devreye giriyor: Cehennem sadece bir yer mi? Yoksa ruhun sıkıştığı, kaybolduğu bir hal de olabilir mi?
Felsefi Derinlikte Kaybolmak
Bir anda, iç sesim devreye giriyor: “Peki ya cehennem, bizim ruhsal durumumuzu yansıtıyorsa? Ne bileyim, sınav stresi, bitmeyen işler, hatta taksi beklerken yalnızca bir dakika daha erken gelsin diye dua etmek… Cehennem belki de her an içinde yaşadığımız stresli yaşamın bir yansımasıdır.” Hah, işte burada işler biraz karışıyor, çünkü kendi kendime tartışmaya başladım.
Caner’in “Cehennem, trafik” yorumuna katılmak istemiyorum ama aynı zamanda yaşamın zorluklarının cehennemi de yaratabileceğini kabul ediyorum. Yani, cebinizde para yokken bir kahve içmeye çalışmak… O da bir tür cehennem gibi değil mi?
Bir dakika… Cehennem nedir? Sadece ateş mi? Sadece korku mu? Yoksa biraz da maddi dünya ile sıkışan ruhların açığa çıkışı mı? Düşünüyorum, düşünüyorum… O kadar çok seçenek var ki.
Bir Diğer Felsefi Perspektif: Cehennem Bir Yerlere Gitmek Mi?
Hadi bir de filozof kıvamına bürünelim. Bir an, Platon gibi düşünmeye başlıyorum. “Cehennem aslında insanın kendi yarattığı bir illüzyon olabilir mi?” diye düşünüyorum. Herkesin cehennem algısı farklı olabilir, sonuçta cehennem nedir, kim bilir? Birimiz için çocukken sadece “gittim ve ağlayarak geri geldim” dedirten o korkutucu, karanlık yerken, diğerimiz için “patronun sürekli üstümüze bastığı stresli iş hayatı” olabilir. Cehennem sadece fiziksel bir yer olamaz ki!
O sırada Caner, “Ama abi, gerçekten bazen insan o kadar çok stresli ki, sanki içinde kayboluyormuş gibi hissediyor. Yani birisi buna ‘cehennem’ diyorsa, bence haklıdır” dedi. Ah, işte! O an ben de fark ediyorum ki, cehennem aslında bir hal de olabilir. Ruhun, bedenin ne kadar sıkıştığı, ne kadar zorlandığı bir hal… Ne kadar bunalmış olduğun…
İzmir’de Cehennem ve Denizin Huzuru
Sonuçta, Cehennem nedir felsefe? diye çok uzun süre düşündükten sonra şunu fark ettim: İzmir’de yürürken o kadar çok farklı hissiyatla karşılaşıyoruz ki; kimi zaman tek istediğimiz şey bir deniz kenarına oturup, o huzuru hissetmek. Cehennem her an yanımızda olabilir. Ama deniz kenarındaki huzuru bulmak, her an içinde olduğumuz o cehennemi bir nebze de olsa yok edebilir.
Ve belki de, Cehennem nedir sorusunun cevabı hiç de o kadar karmaşık değildir. Cehennem, yaşamın zorluklarıyla karşılaştığımızda, hissettiğimiz o derin kayboluş anları olabilir. Bazen de sadece İzmir’in sokaklarında kaybolurken içinden geçtiğimiz o ızdıraplı anlar… Ama unutmayın, cehennem her zaman sonlanabilir. Özellikle denize yakınsanız ve bir kahve içmeye niyetiniz varsa, işler değişebilir.
Sonuçta, Cehennem nedir felsefe? sorusu hala biraz muğlak. Ama bence cevabını bulmamıza bir şey engel oluyor: O kadar çok kayboluyoruz ki, bazen o cevabı bulmak için de çaba gösteriyoruz. Belki de önemli olan, o cevabı ararken nasıl biri olduğumuzu keşfetmektir. Cehennem de aslında bu arayışın içinde.
Bir yanıt yazın