Kayseri’de Başlayan Sessiz Bir Gün
Sabahın erken saatlerinde Kayseri’nin o keskin soğuğu odamın camına vuruyordu. Perdeyi araladığımda gökyüzü griydi; ne tam yağmur, ne de tam güneş… Sanki benim içim gibi kararsız bir hava vardı dışarıda. 25 yaşındayım ve hâlâ bazı sabahlar neden uyandığımı kendime tam anlatamıyorum.
Elime defterimi aldım. Günlük tutmak benim için bir alışkanlıktan çok bir sığınak oldu. Kelimeler bazen insanlardan daha dürüst oluyor. O sabah sadece tek bir cümle yazdım:
“İçimde denge yok ama bunu kabul etmek bile bir başlangıç olabilir mi?”
O sırada henüz bilmediğim bir şey vardı. Günüm, “denge profili kısaca nedir?” sorusuyla tanışacağım bir yere doğru ilerliyordu.
Başvuru ve Beklenmeyen Soru
Seryemek ailesine merhaba! Bu içerikte “Denge profili kısaca nedir” hakkında kapsamlı bir rehber hazırladık.
Bir haftadır bir şirkete girmek için uğraşıyordum. Küçük bir ofis işi, büyük hayallerim yoktu aslında; sadece düzenli bir hayat, biraz huzur ve kendime yetebilmek istiyordum. Mülakatın olacağı gün sabah aynaya baktığımda yüzümde garip bir sakinlik vardı. İçimde ise fırtına.
Ofis binası şehrin merkezine yakındı. İçeri girdiğimde koridorlarda yankılanan topuk sesleri, aceleyle yürüyen insanlar… Her şey bana “hayat burada hızlı akıyor” diyordu.
Mülakatta üç kişi vardı. Sorular klasik başladı: önceki deneyimler, güçlü yönler, zayıf yönler… Ama bir noktada biri not defterine bakıp başını kaldırdı ve şöyle dedi:
“Denge profili kısaca nedir, biliyor musun?”
Bir an sustum. Sanki soru bana değil de içimdeki eksik parçaya sorulmuştu.
Denge Profili Kısaca Nedir?
O an sadece sınavdaki bir kavramı açıklamam istenmiyordu. Aslında insanın iş hayatındaki, duygularındaki ve davranışlarındaki uyumundan bahsediliyordu.
Denge profili, kişinin stres altında nasıl davrandığını, karar alırken mantık ve duygu arasında nasıl bir köprü kurduğunu, değişime ne kadar uyum sağlayabildiğini anlatan bir çerçeveydi. Kısaca, bir insanın “iç dengesi”nin dış dünyadaki yansımasıydı.
Ama bunu orada teknik bir cümle gibi söylemedim.
Bir an durup şunu söyledim:
“Bence denge profili, insanın kendine ne kadar dürüst olabildiğiyle ilgili. Çünkü içimizde ne kadar kırılgan ya da güçlü olduğumuzu kabul edersek, dışarıda o kadar dengeli görünebiliyoruz.”
O cümleyi kurduğumda sesim titremedi ama içim titredi.
İçimde Açılan Eski Defter
Mülakattan çıktıktan sonra uzun süre yürüdüm. Kayseri’nin soğuğu artık daha sert geliyordu. Ama hissettiğim şey üşümek değildi. Daha çok bir boşluktu.
Kafamda sürekli aynı soru dönüyordu: “Ben dengeli biri miyim?”
Bunu kendime ilk kez bu kadar açık sordum.
Lisedeyken çok daha farklıydım. Daha hızlı karar veren, daha az düşünen, daha çok gülen… Ama sonra hayat bir şekilde beni yavaşlattı. Üniversite yılları, yarım kalan planlar, ertelenen hayaller… Hepsi içimde birikmişti.
O gün defterimi açtım ve yazdım:
“Denge bazen iki uç arasında sıkışmak değil, o uçların arasında nefes alacak bir yer bulmaktır.”
Ama dürüst olayım, o nefesi o gün bulamadım.
Arkadaş Sohbetinde Gelen Ayna
Akşam bir arkadaşımla oturduk. Küçük bir kafede, cam kenarında… Dışarıda hafif bir kar yağışı vardı. O konuşurken ben daha çok dinliyordum.
“Sen hep fazla düşünüyorsun,” dedi bir noktada. “Bazen bırak gitsin.”
Gülümsedim ama içim acıdı. Çünkü “bırakmak” benim için hiç kolay olmadı.
Ona mülakatta sorulan soruyu anlattım. “Denge profili kısaca nedir diye sordular,” dedim. O da bir an durdu.
“Sen zaten hep denge arıyorsun,” dedi. “Ama sanki dengeyi bulmak yerine onu kontrol etmeye çalışıyorsun.”
Bu cümle içime saplandı.
Çünkü belki de sorun tam olarak buydu. Ben dengede olmayı bir hedef gibi görüyordum. Oysa belki de denge, sürekli değişen bir şeydi.
Gece ve Sessiz Düşünceler
Daha Fazlası İçin: Kadife kumaşın diğer adı nedir ?
O gece uyuyamadım. Odamın duvarları bile bana düşüncelerimi geri yansıtıyordu. Telefonumu kapattım, ışığı kapattım ama zihnimi kapatamadım.
Kendi kendime itiraf ettim:
“Ben bazen çok kırılganım. Bazen de gereğinden fazla güçlü görünmeye çalışıyorum. İkisinin arasında kayboluyorum.”
İşte o an “denge profili kısaca nedir?” sorusu benim için bir test sorusu olmaktan çıktı. Kendi hayatımın sorusu oldu.
Defterime yeni bir sayfa açtım:
“Belki de denge, her zaman eşit olmak değil. Bazen düşmek, bazen toparlanmak, bazen de sadece kendine izin vermektir.”
O satırları yazarken gözlerim doldu. Çünkü ilk kez kendime bu kadar dürüsttüm.
Kayseri’nin Sabahına Uyanırken
Ertesi sabah uyandığımda hava yine griydi ama içimde küçük bir değişim vardı. Büyük bir dönüşüm değil… daha çok sessiz bir kabulleniş.
Mülakattan haber gelmemişti henüz. Ama beklemek bile artık eskisi kadar ağır gelmiyordu.
Pencereden dışarı baktım. Sokakta yürüyen insanlar vardı. Her biri kendi dengesini taşıyordu; kimisi hızlı, kimisi yavaş, kimisi kararsız adımlarla…
O an düşündüm: herkesin bir denge profili vardı aslında. Sadece bunun adını herkes bilmiyordu.
İç Dengenin Sessiz Öğretisi
Günler geçtikçe o soru içimde daha farklı bir yere oturdu. Artık “denge profili kısaca nedir?” diye düşünmüyordum sadece. Kendimi gözlemliyordum.
Bir tartışmada nasıl tepki veriyorum?
Bir hayal kırıklığında ne kadar içine kapanıyorum?
Bir umut geldiğinde ne kadar cesur davranıyorum?
Hepsi bir profilin parçaları gibi görünmeye başladı.
Ama en önemlisi şuydu: Kendimi yargılamayı bıraktığımda, dengeye biraz daha yaklaştığımı fark ettim.
Çünkü sürekli “neden böyleyim?” demek yerine “şu an böyle hissediyorum” diyebilmek çok şey değiştiriyordu.
Yarım Kalan Ama Devam Eden Bir Hikâye
Mülakattan günler sonra bir geri dönüş geldi. Kabul edilmedim. Kısa bir mesajdı. Basit ama etkili.
İlk an hayal kırıklığı hissettim. Bunu saklayamam. Bir süre sadece oturup tavana baktım. İçimde “yine olmadı” duygusu vardı.
Ama bu kez farklı bir şey yaptım. Kendimi suçlamadım.
Defterimi açtım ve şunu yazdım:
“Belki de denge, her şeyin istediğin gibi gitmesi değil. Olmayan şeylerle de ayakta kalabilmek.”
O an fark ettim ki, hayat bana bir ders vermemişti sadece. Aynı zamanda içimdeki sesi duymayı öğretmişti.
“Denge profili kısaca nedir” konusunu beğendiyseniz Seryemek sayfamızdaki diğer makalelerimize de göz atmanızı öneririz.
Son Söz Yerine Bir İç Ses
Bugün hâlâ Kayseri’deyim. Aynı sokaklar, aynı hava, aynı insanlar…
Ama ben biraz farklıyım.
Artık “denge profili kısaca nedir?” sorusunu bir test sorusu gibi görmüyorum. O soru benim içimde yaşayan bir farkındalık gibi.
Kendi iç dengemi aramaya devam ediyorum. Bazen buluyorum, bazen kaybediyorum. Ama en azından artık bunun normal olduğunu biliyorum.
Ve belki de en önemlisi şu:
Denge, ulaşılan bir yer değil. Yaşanan bir süreç.
Bir yanıt yazın