Kayseri’de Yağmurun İçinde Başlayan Bir Gün
O sabah Kayseri’nin gökyüzü sanki içimdeki sıkışmışlığı taklit ediyordu. Ne zaman bulutlar bu kadar ağırlaşsa, ben de içime kapanıyorum. 25 yaşındayım, bir elektrik panosu imalathanesinde çalışıyorum. Günlerim çoğu zaman aynı ritimde geçiyor: metal kokusu, vida sesleri, kabloların sertliği ve sürekli bir şeyleri ölçüp biçen insanların aceleci bakışları.
Ama o gün farklıydı.
Sabah işe giderken yağmur başlamıştı. İnce ince değil, sanki bir şeyleri yıkamak ister gibi sert ve kararlı yağıyordu. Montumun içinden bile üşümüştüm. İçimdeki düşünceler de aynı şekilde dağınıktı. Bir süredir iş yerinde bana verilen yeni sorumluluklar vardı: pano montajı. İlk başta basit sanmıştım. Bir kutu, birkaç kablo, birkaç bağlantı… Ama işin içine girdikçe her şeyin ne kadar hassas olduğunu fark etmiştim.
Pano ile İlk Gerçek Tanışma
O gün ustam Ahmet abi yanına çağırdı beni. Elinde yeni bir pano vardı. Üzerinde küçük bir etiket: “IP sınıfı seçimi kritik.”
“Bunu sen yapacaksın,” dedi.
Bir an durdum. İçimde hem heyecan hem de korku vardı. Hata yaparsam ne olur diye düşündüm. Ama asıl kafamı kurcalayan şey, o küçük yazının anlamıydı.
IP sınıfı…
Daha önce duymuştum ama hiç bu kadar yakından hissetmemiştim.
Ahmet abi panoyu masaya koydu ve eliyle dış yüzeyini gösterdi.
“Bak,” dedi, “insanlar sadece kabloyu görür ama aslında en önemli şey bu kutunun dış dünyaya ne kadar dayanıklı olduğudur.”
O an, sanki sadece bir teknik bilgi öğrenmiyordum. Hayatta da bir şeyler bana anlatılıyordu ama henüz tam anlayamıyordum.
Pano Koruma Sınıfları Nelerdir? İlk Öğrendiğim An
Ahmet abi o gün bana uzun uzun anlattı. Ben dinlerken yağmur camdan akıyordu, içimdeki düşünceler ise daha da derinleşiyordu.
“Pano koruma sınıfları,” dedi, “IP koduyla ifade edilir. IP, ‘Ingress Protection’ demektir. Yani dış etkenlere karşı koruma.”
Sonra eliyle panonun üzerindeki etiketi gösterdi.
IP20 ile Başlayan Sade Bir Dünya
“Mesela IP20,” dedi, “temel korumadır. Parmak girmesine karşı korur ama suya karşı koruması yoktur.”
O an düşündüm. Hayatımda bazı şeyler de IP20 gibiydi. Görünürde sağlam ama aslında kırılgan. İnsanlara gösterdiğim yüzüm gibi. Dışarıdan güçlü ama içine yağmur değse dağılan…
O gün ilk defa bir teknik terim bana kendimi anlattı.
IP44’ün Orta Noktası
Ahmet abi devam etti:
“IP44 ise su sıçramalarına karşı dayanıklıdır. Yağmurun hafif dokunuşuna karşı dirençlidir.”
O sırada camdan dışarı baktım. Yağmur hızlanmıştı. Sanki IP44 sınırlarını test eder gibiydi.
İçimde garip bir duygu vardı. Hayat da böyle değil miydi? Bazı insanlar hafif yağmurlara dayanırdı ama fırtına gelince dağılırdı.
Ben hangi sınıftaydım acaba?
Bu soru içimi sıkıştırdı.
IP54 ve Tozla Mücadele
Atölyeye döndüğümüzde başka bir pano gösterdi.
“IP54,” dedi, “toza karşı korumalıdır ve su sıçramalarına karşı da dayanıklıdır.”
Parmaklarımı panonun yüzeyinde gezdirdim. Soğuktu. Metalin o soğukluğu bazen insanın içini de soğutuyor.
Toz… Kayseri’de özellikle sanayi bölgelerinde toz hiç eksik olmaz. Sanki her şeyin içine siner.
Ben de içimde biriken tozları düşündüm. Söyleyemediğim sözler, ertelediğim kararlar, yarım kalan hayaller…
Hepsi birikmişti.
İçimde Büyüyen Hayal Kırıklığı
O gün öğle arasında çay içerken sessizdim. Ustam fark etti.
“Ne oldu sana?” dedi.
Bir an durdum. İçimde bir şeyler kırılıyordu ama adını koyamıyordum.
“Bilmiyorum,” dedim, “sanki her şey çok teknik… ama ben duygusal bir yerde takılı kaldım.”
Gülümsedi.
“Pano da öyledir,” dedi. “İçinde elektrik akar ama dışı onu korur. İnsan da öyle.”
Bu cümle içime saplandı.
Dışım beni koruyordu ama içimdeki akım bazen kontrolsüzdü.
IP65 ile Yağmura Karşı Tam Direnç
Öğleden sonra en kritik noktaya geldik.
“IP65,” dedi Ahmet abi, “toza tamamen kapalıdır ve güçlü su jetlerine karşı dayanıklıdır.”
Bir süre sustu.
“Bunlar dış ortam panolarında kullanılır. Fırtına, yağmur, toz… ne gelirse gelsin dayanır.”
O an içimde bir şey kıpırdadı. Dayanıklılık… Keşke insanlar da IP65 olabilseydi.
Ben çoğu zaman IP20 gibi hissediyordum. En ufak bir sözde kırılan, en ufak bir bakışta içine kapanan…
Ama sonra düşündüm. Belki de herkesin koruma sınıfı değişebilirdi.
Belki zamanla güçleniyorduk.
Yağmurun Altında Eve Dönüş
İş çıkışı yağmur hâlâ devam ediyordu. Kayseri sokakları ıslak, ışıklar soluk, insanlar hızlıydı.
Yürürken cebimdeki not defterini çıkardım. Günlüğüme şunları yazdım:
“Bugün pano koruma sınıflarını öğrendim. Ama aslında kendimi öğrendim.”
Kalemim titriyordu.
Düşündüm.
IP20 gibi kırılgan anlarım vardı.
IP44 gibi yarı dayanıklı duygularım.
IP54 gibi toza direnen ama yorulan yanlarım.
Ve belki bir gün IP65 gibi sağlam bir ben…
Ama o an değildim.
Bir Pano, Bir İnsan ve Aynı Gerçek
Eve vardığımda ıslak montumu kapıya astım. Annem mutfakta çorba yapıyordu. Ev sıcak, dışarı soğuktu.
Odaya geçtim ve tekrar düşündüm.
Pano sadece bir kutu değildi. İçinde elektrik vardı ama asıl mesele onu dış dünyadan korumaktı. İnsan da öyleydi. İçinde duygular, hayaller, kırılganlıklar vardı ama dış dünya her zaman nazik değildi.
Benim işim sadece kabloları bağlamak değildi artık. Ben koruma seviyelerini anlamıştım.
Ama en zor olanı kendime uygun koruma sınıfını bulmaktı.
İç Dünyamın Sessiz Savaşı
Gece olduğunda pencerenin önüne oturdum. Yağmur hâlâ devam ediyordu.
Kendi kendime sordum:
“Ben hangi IP sınıfıyım?”
Cevap gelmedi.
Ama içimde bir his vardı. Belki de insanlar sabit sınıflarda değildi. Belki zamanla değişiyorduk.
Bir gün IP20 olan biri, başka bir gün IP65 olabiliyordu.
Ama bunun için dayanmak gerekiyordu.
Umut ve Değişim
Ertesi gün işe gittiğimde panoya yeniden baktım. Bu kez farklı gördüm.
Artık sadece metal bir kutu değildi. İçinde bir anlam vardı.
Ahmet abi yanımda durdu.
“Dün iyi çalıştın,” dedi.
İlk kez içimde bir umut hissettim. Küçük ama gerçek.
Belki de hayat, doğru koruma sınıfını bulma süreciydi. Kendimizi tamamen kapatmak değil, doğru şekilde korumayı öğrenmekti.
Son Bir Düşünce
Akşam olduğunda defterimi açtım.
Şunu yazdım:
“İnsan, dış dünyaya karşı kendi IP sınıfını zamanla öğreniyor. Kimi zaman kırılıyoruz, kimi zaman dayanıyoruz. Ama her deneyim bizi biraz daha güçlendiriyor.”
Kalemi bıraktım.
Yağmur artık dinmişti.
Ama içimde yeni bir şey başlamıştı.
Bunu da Okuyun: Okul öncesi çocuklar için kavram kitapları nelerdir ?
Bir yanıt yazın